Bebeklerde gaz sancısı nedenleri ve tedavisi
Bebeklerde gaz sancısı nedenleri ve tedavisi…Anne ve babaların korkulu rüyası olan bebeklerde gaz sancısı süt çocukluğu döneminin en sık rastlanan rahatsızlığıdır. Genellike 0-4 ay arasında görülür. En sık görüldüğü dönem on beş günlük ile iki aylık arasındadır. Doğumdan sonra ki ilk dört ayda oluşan gaz sancısı her bebekte görülmediğinin altını çizen uzmanlar bebeklerde gaz sancısı görülme sıklığı %10 civarındadır. Bir başka deyişle gaz sancısı on bebekten sadece birinde görülmektedir. Sanıldığı gibi çok sık görülen bir durum değildir.
Halk arasında dile getirilen ve ilk akla gelen her bebekte gaz sancısı olur düşüncesi tamamen yanlıştır. Peki bir çok annenin bebeğin gecesini gündüzünü kabusa çeviren gaz sanıcı neden olur nasıl tedavi edilir
Kolik ağlaması normal ağlamadan farklıdır.
Bebeklerde gaz sancısının diğer bir ismi infantil colic dir. Bebekerde gaz sancısı sağlıklı bebeklerde genelde akşam güneş batarken başlayan ve nedeni bilinmeyen sebepsiz şiddetli ağlama krizleri ile kendini gösterir. Bu ağlama nöbetleri her akşam olabilir. Veya birkaç gün arayla görülebilir ağlama nöbetleri 15 dakika ile 3 saat arasında değişebilir. Ağlamalar sürekli değildir. Bebek zaman zaman susar ve birkaç dakika sonra tekrar ağlamaya başlar. Bu nöbetler esnasında bebek emmek istemez kucağa alındığında susmaz bacaklarını karnına doğru çekebilir yüzü kızarır ve kaşları çatlı şekilde yüzü buruşabilir. Bu ağrılar ve ağlamalar bazen çok şiddetli bazende daha hafif olabilmektedir Kolik ağlaması normal ağlamadan farklıdır ve bebek sakinleştirilmeden uzun süre ağlar…
Anneden kaynaklı anne sütünün bebeğe verilmeyeceği durumlar
Anne sütünün bebeğe verilemeyeceği durumlar
Tüm normal bebeklerin anne sütü ile beslenmeleri gerekir. Ancak bazı özel durumlarda anne sütü verilmesi sakıncalı olabilir. Bu özel durumların bazısı çocuğa ait bazısı ise anneye ait nedenlerden dolayı ortaya çıkar.Bu yazıda anneden kaynaklı nedenlere değineceğiz.
A) Anne ile ilgili nedenler:
1-Süt salgılanmasının hiç olmaması: Bu durum sütün yeterli gelmemesi olgusuyla karıştırılmamalıdır. Laktasyonun hiç olmaması durumu daha çok gelişmiş ülkelerde, sosyo-ekonomik düzeyi yüksek kişiler arasında görülmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde de daha çok kentlerde ve sosyo-ekonomik düzeyi yüksek olan kesimde görülür. Nedeni tam olarak bilinmemektedir. Gelişmiş ülkelerde, kadınların emzirme ile ilgili bilgilerinin noksan oluşu, deneyimlerinin olmayışı, emzirme konusunda desteklenmiyor oluşları, emzirmeye karşı olarak sosyal, kültürel ve ekonomik bazı etkilerle karşılaşmaları gibi nedenlerin bu duruma etki ettiği sanılmaktadır. Emzirmenin fizyolojik doğal bir olgu olarak görüldüğü, toplum, çevre ve aile bireyleri tarafından desteklendiği, bebeği beslemenin tek yolunun emzirme olarak görüldüğü toplumlarda ise süt salgılanmasının hiç olmayışı gibi bir durumla karşılaşılmamaktadır.
2-Annenin hastalıkları; ağır kalp yetmezliği, ciddi böbrek ve karaciğer ve akciğer hastalıklarında emzirme kontrendikedir. Psikoz ve ciddi postnatal depresyon durumlarında eğer bebeğin hayatı tehlikeye girecekse, anne bebekten ayrılmalı ve emzirme kesilmelidir. Ancak günümüzde ilaçlar sayesinde annedeki bu hastalık kontrol altına alınabildiğinden bebeğin anneden ayrılmasına gerek kalmamakta, hatta bazı durumlarda, emzirme, annenin psikolojik hastalığının daha çabuk iyileşmesine zemin hazırlamaktadır.
Mastit(meme iltihaplanması) durumda emzirmenin devam etmesi gereklidir. Mastit, genellikle emzirmenin ilk haftalarında ortaya çıkar. Üretilen sütün memelerde birikmesi sonucunda oluşur. Obstruktif nonenfeksiyöz mastit den başka bir de stafilokokus aureus adlı bakterinin neden olduğu ve memenin interlobular bağ dokusunun selüliti şeklinde ortaya çıkan pueperal mastit vardır. Bu mikro organizma normal deri dokusunda bulunmaktadır ve bebeğin erken dönemde bu tipte non patojenik mikroorganizmalarla temas etmesi onun direnç sistemini oluşturmada önem taşır. Bu nedenle bu tip mastit durumunda emzirme kesilmemelidir. Bu sayede meme apsesi oluşması da önlenmiş ve enfeksiyonun kısa sürede iyileşmesi sağlanmış olur. Eğer etkilenen memeden emzirme çok ağrılı olursa elle veya vakum ile meme boşaltılmalıdır böylece 36-48 saat içinde semptomlar kaybolur. Ağır vakalarda antibiyotik tedavisi gerekebilir. Hastane kaynaklı olan ve patojen mikroorganizmaların neden olduğu mastitler de vardır. Bu durumda da emzirme kesilmez ancak hem anneye hem de bebeğe gerekli olan tedaviler uygulanır.

